Blog · 15 December 2025
Yel Değirmenleri: Adanın Silüeti
Limandan bakınca tepede iki taş kule görürsünüz. Bunlar Bozcaada’nın yel değirmenleridir ve adanın silüetinin ayrılmaz parçasıdır. Bugün turistik bir manzara noktası olsalar da, bir zamanlar adanın ekonomisinin merkezindeydiler.
Neden burada?
Cevap basit: rüzgâr. Bozcaada yılın büyük bölümünde rüzgâr alır ve bu, tahıl öğütmek için ideal koşuldur. Değirmenler, adanın en çok rüzgâr alan tepesine, denize hâkim bir noktaya kurulmuştur. Elektrikli değirmenler yaygınlaşana kadar ada halkı buğdayını burada öğüttü.
Kanatların yönü ve kumaş yelkenlerin açılıp toplanması, rüzgârın şiddetine göre ayarlanırdı. Bu, ustalık isteyen bir işti; değirmencilik adada saygın bir meslekti.
Nasıl çıkılır?
Değirmenlere merkezden yürüyerek çıkılabilir. Yokuş kısa ama diktir; rahat ayakkabı ve su tavsiye edilir. Yürüyüş yaklaşık on beş-yirmi dakika sürer. Araçla da yaklaşılabilir, ancak son bölümü yürümeniz gerekir.
Tepeye vardığınızda adanın kuzey kıyısını, limanı ve iyi havalarda karşı kıyıyı görürsünüz. Manzara, çıkışın verdiği yorgunluğu fazlasıyla karşılar.
En iyi saat
Gün batımı, değirmenler için en iyi zamandır. Güneş batarken taş kuleler karşı ışıkta siluete dönüşür ve Bozcaada’nın en çok paylaşılan fotoğrafı ortaya çıkar. Sabah erken saatlerde ise ışık yumuşaktır ve manzara berraktır; kalabalık da olmaz.
Bir not
Değirmenler tarihî yapılardır ve bir kısmı restore edilmiştir. Üzerlerine çıkmaya ya da yaslanmaya çalışmayın; hem yapıya zarar verir hem tehlikelidir. Fotoğraf için zaten en iyi açı biraz uzaktan, denizi de kadraja alarak elde edilir.
Otelimizden değirmenlere kısa bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz; akşamüstü çıkışı için ideal bir mesafedir.
Değirmenler nasıl çalışıyordu?
Bozcaada değirmenleri, Ege adalarında yaygın olan taş kule tipindedir. Kanatlara gerilen bez yelkenler rüzgârı yakalar, dönen mil taş çarkı çevirir ve tahıl un hâline gelir. Rüzgâr sertleştiğinde yelken alanı küçültülür, hafiflediğinde tamamen açılırdı.
Kulenin üst kısmı, rüzgârın yönüne göre döndürülebilirdi. Bu, değirmencinin gün içinde defalarca yapması gereken bir işti ve deneyim isterdi. Yanlış ayarlanan bir değirmen ya çalışmaz ya da fırtınada zarar görürdü.
Bugünkü durumları
Değirmenlerin bir bölümü restore edilmiş, bir bölümü ise harabe hâlindedir. Restore edilenler dışarıdan özgün görünümlerini korur; iç mekânları genellikle ziyarete kapalıdır. Yine de yakından bakıldığında taş işçiliğini ve duvar kalınlığını görebilirsiniz.
Tepe aynı zamanda adanın en iyi manzara noktalarından biridir. Buradan bakınca adanın ne kadar küçük olduğunu ve nasıl bir coğrafyaya oturduğunu bir bakışta anlarsınız.
Kapak fotoğrafı: Gargarapalvin, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)


